«

»

Eki
20
2009

Çobanımsı Yalnız, Ahmet Zekâi

20 Ekim 2009 Salı DağSes Gazetesi

Çobanımsı Yalnız, Ahmet Zekâi

Suskun bakışı, kederli duruşu ve sosyal mizacı ile Keles’in, Dağ Yöresi’nin ve Bursa’nın bıçkın delikanlısı.

Sosyal duyarlılığını şiirlerinde yansıtan güzel insan… Meşe çıtırtısı, ardıç kokusu, Tepel, Alaçam…

Amansız coğrafya, rüzgârların en esriği, savruğu… İnsanların en yalnızı, yalnızların tek başına oluşturduğu kalabalık…

Dağ dibinde evliya olsan ne olur kıymetin bilinmedikten sonra, derler ya… İşte onun gibi bir şey Keles’te Ahmet Zekâi Yıldız olmak!

Sudanlı Küçük Kızı yazmak, gençliği ve Anadolu’yu yazmak… Hepsi birleştiğinde Ahmet Zekâi olmak, sonra yaşamak.

Şiiri ile ne güzel anlatmış kendini:

“Yeryüzü yemyeşil, / Gökyüzü masmaviymiş.

Işıl ışılmış her taraf, / Yıl bindokuzyüzaltmış.

Haziranın biriymiş./ Günlerden de cuma..
Saat bilinmez ama  /Güneş denize düşmüş.

Duyulmamış bu doğumda, /Ne bir ses,
Ne bir çığlık.

Dünyaya gelen, / Yedi aylık bir çocuk.

Biri demiş:’Bu ölür.’ / Diğeri ise:’Belki büyür.’

Soranlara denilmiş. / ‘Belenarı bir oğlan, el gibi…’
Adı, Ahmet / Bir de Zekai…

Olmuş Ahmet Zekai.”

Şiirlerinde yer etmiş, kullandığımız kelimeler, Türkçe ve eşsiz bir kültür.

Ahmet Zekai Yıldız resim öğretmeni ve Anadolu’nun çeşitli yerlerinde öğretmenlik görevlerinde bulundu. Sayısız resim sergileri, heykel çalışmaları ve şiir kitabı kültürel etkinliklere oldukça sahip çıkan! Keles tarafından ilgiyle izlendi. Öyle bir ilgi ki düşman başına dedirtecek cinsten!

Çobanımsı Yalnızlıklar ismiyle şiir kitabı yayımladı. Çobanımsı Yalnızlar şiir dizisinin 3 numaralı şiiri ise şöyle:

Şimdi aşk bahçemin etrafına
Neden niçin nasıllarla,
Kapısı olmayan
Dikenli teller çekiyorum.

Anılardan yaptığım
Darağacına asılı,
Masum yüzlü sevdaları
Düşlüyor ve özlüyorum.

Şimdi çobanımsı yalnızlıklarda;
Kurumuş çiçeklerimin hüznüyle,
Bir daha gelmeyecek baharı
Umutsuzca bekliyorum. ”

Bu şiir üniversite yıllarımda odamın duvarında epeyce bir zaman asılı kaldı. Şimdi sınıfımda coğrafyayı anlatan şiirlerini öğrencilerime okuyorum.

Dağlı şiirinin mahcupluğunu görüyorum yüzlerinde.

Belki ben de anılardan yaptığım ve darağacına asılı masum yüzlü sevdaları düşlüyor ve özlüyorum ya da ne bileyim yazdığı Dağlı Öykülerin devamını bekliyorum.

Her şeyden öte bizlere susmamayı öğrettiği için ona teşekkür ediyorum.

O da biliyor ki şairleri haykırmayan bir millet, Sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk gibidir…

Benzer yazılar:

  1. Ahmet Emin Yılmaz’ı da işlettiler Dün ve bugün iki farklı yazı yayınladı Ahmet Emin Yılmaz....
  2. Keles’te Bir Şiir Akşamı Bursa Kent Konseyi Şairler Yazarlar Çalışma Grubu Keleslilerle buluştu. Gecede...
  3. BurSanat Ahmet Emin Yılmaz’ı ağırlıyor Bu kez davet BurSanat tanıtım ve iletişim sorumlusu Emre Yavuz’dan...
  4. Dağ Değişmeli 06 Ocak 2009 DağSes Gazetesi Sevgili Ahmet hocamın (Ahmet Zekai Yıldız)...
  5. Kıytırık Yazılar Kıytırık Yazılar Bazıları vardır size kızdıkları için okurlar yazılarınızı. Bazıları...

Bir Cevap Yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

Bu HTML etiket ve tanımlayıcılarını kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>