«

»

May
20
2010

Uzunöz’ün Çoban Çocukları / GüneyBursa Dergisi

DağDer’in ilk sayısı çıkan dergisinde yayınlanan yazı…

www.guneybursa.org

Uzunöz’ün Çoban Çocukları

Hayli zamandır gitmemiştik Uzunöz’e… Yağmurlu bir günde köyleri de pek gezmemiştik. Piknikçiler gibi olmak istemiyorduk. Köyde yağmur nasıl olur, çamur çapak içinde yürümek nasıldır? Cızlavatlı kara yağız çocuklar nasıl tutar çobandeğneklerini görelim istedik. Keles’ten çıktık yola. Alpağut düzlerinden Kıranışıklar sırtlarından geliverdik köye.

Sürekli alçalan coğrafi yapısı nedeniyle yerin merkezine daha da yaklaştık. Sıcak bir iklim karşıladı bizi. Ilıman bir yağmur… Köy meydanında özel ve tüzel olmak üzere iki kahve var… Tüzel olan köylünün, muhtarlığın yani.

Özel olanları biliyorsunuz sermaye odaklı bir iş yeri… Fotoğraf makinelerine sarılırken Uzunözlü Mehmet abinin oğlu Ali çıkıp geliyor. “Hoş geldiniz” diyor en yaşayan haliyle.

Bizi köy içerisinde kalan antik kalıntılara götürüyor. Temellerde, taş yığınları arasında kalan antik kalıntılara. Mermerden hepsi. Kovanlıktan getirilmişler.

Kovanlık, Menteşe ile Uzunöz köyleri arasında kalan eski bir yerleşim yeri. Tarihi M.Ö 2. yy kadar iniyor. Burada bir nekropol sahası var. Nekropol antik mezar alanı demek.

Defineciler bazılarını kazsa da birçoğu fakir mezarı. Prof. Dr. Mustafa ŞAHİN hocamıza göre burada yer alan Ana Sunak, Ana tanrıça Kibele için yapılmış olmalı. Genelde sanduka tipi bazen de lahit mezarlar bulunmuş.

Arazi de yer alan sütun başlıkları İollerin tarzından. Kovanlık tarihi içine hapsetmiş keşfedilmeyi beklerken biz köyün tarlalarını geziyoruz. Baharın en nefis günlerini beklerken çiçeklerini açmışlar kirazlar.

Yollar killi sarı toprak olduğundan yağmurda kayıyor. Bizse içimizden sayıyoruz memleketin güzelliğini.

Asırlardır akan çeşmeden su içiyoruz. Köy yerinde çobanlık yapan çocuklar ilişiyor gözümüze. Yeni doğan kuzuları anlatırken yüzleri gülüyor. Boylarını geçen köpekleri en yakın arkadaşları.

Köy bakkalından limonata, bisküvi vs. alıyoruz. Bakkalda da çocuklar. Buluşma noktaları olmuş bakkal. Yazı hasretle bekliyorlar. Toprakta oynayacağı günleri…

Çoğu ev bu köyde de betona yenik düşmüş. Ama tertemiz duvarlar, badanalı…

Köy meydanı KÖYDES projeleri kapsamında Keles Kaymakamlığınca taşla döşenmiş.

Taşlar üzerinden geçen inekler köy meydanındaki çeşmeden su içerken keyifli anlar yaşatıyorlar bize.

Suyun “cork”layışı kulaklarımıza antik çağdan kalma lirik bir melodi gibi geliyor. El sallıyoruz köyün ihtiyar delikanlılarına. Vedalaşıyoruz. Arkamızdan bağırıyorlar: “Bizim köyü de meşhur edin. Belenören’den Menteşe’den neyimizi eksik?”

Belli ki akıllarında fetih şenlikleri kalmış. Ellerinden tutanların olmayışına içerlemişler. Köylerinden çıkıp gidenlere… Yani Bursa’da köylerini yaşatamayanlara…

Yunus Emre Coşan

Benzer yazılar:

  1. GüneyBursa Dergisi Aralık 2010 Güney Bursa Dergisi Aralık Sayısı çıktı. Bu sayıda: Nasıl Kalkınmalıyız?...
  2. Harmanalan’ın Harmanları-GüneyBursa Harmanalan’ın harmanları… (GüneyBursa Ağustos-Eylül Sayısı) -yunus emre coşan- Çamurlu çapaklı Uzunöz...
  3. GüneyBursa Dergisi Şubat 2011 GüneyBursa Dergisi Şubat 2011 sayısı çıktı. Bu sayıda; *Başkan Erkan...
  4. 2012′nin ilk GüneyBursa Dergisi En son elimize geçen dergi 4 aylıktı. Yeni bir yapılanmaya...
  5. Bursa Emniyeti Büyükorhan’da Çocukları Sevindirdi Bursa İl Emniyet Müdürlüğü’nce Bursa’nın Büyükorhan İlçesinde fakir ve muhtaç...

Bir Cevap Yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

Bu HTML etiket ve tanımlayıcılarını kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>