Şair Nihat Behram bir şiirinde şöyle der: “Yorgunum; çünkü yorgunluğumun yaşamak gibi bir anlamı var.”
Recep Koçdemir’in de KANAS-DER’den ayrılışı böyleydi. Yorgundu artık. Birçok sivil toplum örgütünde görev almış, etkinlikten etkinliğe koşmuş ve emeklilikle birlikte daha çok çalışmaya başlayınca hakikaten yorulmuştu.
Yorulan bedenine yorgun düşüncelerde eklenince 6 yıl evlatlarından ayırmadığı Keles Küçükkovacık Anasultan yardımlaşma ve dayanışma derneğine veda etmek zorunda kaldı.
Görevi devrederken de hüzünlerini ve sevinçlerini bu dernekte yaşamış gibi gözyaşlarına hâkim olamadı.
Yüreği ufalanıp adeta tuz gibi dağıldı geçmişe doğru. Bir yanı gururlu bir yanı da azimkarane duruşu ile yeni başarılara imza atacağı yeni başkan Muharrem Kurt’a bayrağı teslim etmenin sevincini yaşıyordu.
Ben KANAS-Der’i onunla tanıdım. Onunla katıldım etkinliklerine onun diliyle yazdım pek çok kez yazılarımı.
En çok da ona yakışırdı Onursal Başkanlık… Ne diyelim… Kanas-Der ne der bilemem ama bizler Recep Koçdemir deriz geride bıraktığımız anılarda…
Seni güzel hatırlayacağız.
yunus emre coşan – Yörem Güncel Gazetesi
Benzer yazılar:
- Kanasder Anneler Gününde Buluşuyor 6 Mayıs 2008 tarihinde Dağ-Ses’te aşağıda paylaşacağım yazıyı yazmıştım. O...
Son Yorumlar