«

»

Ara
09
2010

Kavrulmuş Erzincan Kestanesi

Başlığı kısaltırsanız KEK oluyor. Ama kekten daha lezetli… Çünkü Erzincan’ın soğuk akşamlarında Bursa’daki ya da İstanbul’daki kavrulmuş kestaneleri bulabilmek daha farklı bir durum. Ayrıca gerçekten çok keyifli.

Yavuz Turgul’un Av Mevsimi filmini Esin (Erzincan Kültür Merkezi) sinemalarında izledikten sonra karnımın acıktığını hissettim. Aç aç dolanmak, lezzetli vitrinleri ve lokantaları izlemekten sıkıldığımı anlayarak bir lahmacuncuya girdim. İçeride dönerden tutun, sulu yemekte bırakın… O derece bol çeşit var. Zaten her seferinde farklı bir mekana giriyorum. Farklı insanlarla muhatap oluyorum.

2 tane lahmacun söyledim kendime. Yanına bol salata, üç parça limon ve kendimi de alarak başladım yemeğe… Ayranı unutmuşum açlıktan, sonradan içtim.

Sonra oradan çıkarak, buğulu nefesimle bir kestanecinin yanında aldım soluğu…  Bardakta mısırcılar, sahlepçiler, normal mısır pişirenler ve kestaneciler…

100 gram kavrulmuş kestaneyi 2 liraya aldım. Kestaneci abiyle konuştuk biraz. “Erzincan yeni alışıyor kestaneye” dedi. Bursalı olduğumu öğrenince “bu işi iyi yapacaksın” dedi. Benim usta bir kestaneci edasıyla durduğumu görünce 500 lira verip özel araba yaptırdığından bahsetti. “Güzel olmuş” dedim. beğendiğimi görünce gururlandı. saat 12 de çıkıp akşam 8′e 9′a kadar beklediğini,yazın inşaatlarda çalıştığını öğrendim. Sonra eline sac alıp kestane kavuranlara sitem etti. Biraz ötedeki kestaneci: “ben de başladım bu işe” demiş. “Hayırlı olsun” dileklerini iletmiş ama “bu işi iyi yapmadığını” söylüyor.. İsteği kestanenin daha iyi yapılarak daha da özendirilmesi. Ve hangi kestaneci olursa olsun satışının artması.

Kestaneleri Sosyal Bilgiler kitabının sayfasına sararak verdi. Zaten birçoğunu kestanecinin yanında yemiştim. Kestaneleri bitirdikten sonra fark ettim ki kitabın 138. sayfası 5. ünite Atatürkçülük konusu. Güzel bir Atatürk resmi var. Bir süre elimde Atatürk resmi yürüdüm.

Sonra Kazım Koyuncu’nun da söylediği Hayde Gidelum Hayde türküsü dolandı dilime:

Hayde gidelum hayde
Dağa k’arayemişa
Elun nişanlisina
Ben nasil deyim hayde

Çiktum çami budadum
Endurdum yarisina
Boyle sevdami olur
Girsun yerun dibina

K’izilağaç fidani
Tepeden budanur mi
İnsan sevduği yardan
Bu k’adar utanur mi

Endum dere duzina
Aşlamayi aşladum
Sevdaluk eyi şeydur
Ben da yeni başladum

Filmden kalmış olacak. Cem Yılmaz söyletiyordu coşkuyla… Yoksa başka bir şey yok. Aşık olmuş da olabilirim. “Beni bu güzel havalar mahvetti” diyordu ya şair…  Onun gibi bir şey..

Benzer yazılar:

  1. Erzincan’ın Tulumları Bir süredir görev gereği Erzincan’da bulunuyorum.. Aslında bulunmama gerek de...

Bir Cevap Yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

Bu HTML etiket ve tanımlayıcılarını kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>