Bursa 2011′e çok farklı girmiyor.
2009′dan 2010′a nasıl bir geçiş izlediyse aynı geçişi izliyor.
Uludağ’da yine kar var, kayakçılar orada… 2011′in ilk karı yağdı.
Yolda kalanlar, yola bakanlar.
Kaçak evlerde sobalarını yakanlar, kaçak olmayan evlerde doğalgazını yakamayanlar.
Siyaseti duyunca kulak kabartanlar. Ve seçimlere giden bir Bursa…
Çok farklı şeyler değil bunlar. En azından benim duyduğumda kalbimi hızlandıran şeyler değil.
Büyükçe projeler de olmuyor değil. Kentin göbeğinde yükselen kocaman binalar, Cumhuriyet caddesi çalışmaları, surlar, stat, elektirik ve su kesintileri… vs. vs. vs.
Rutin işler yürüyor kısacası, Ancak Bursalı kente aşık olduğu kadar yönetime katkı koymaktan da o kadar uzaklaşıyor.
‘Ben bilmem beyim bilir’ciler çoğalıyor.
Haksız da değiller yani, karadenizin ortasında turşu satmakla Bursa’da işbilenlerin arasında ortaya çıkmak arasında pek bir fark yok. Çünkü ikisi de çok zor.
O yüzden Bursa medyasında belli başlı kişilerin isimleri dolanır durur. Projeler hep onlara sorulur. Onlar yönetir. Gezilere onlar gider.
Büyüklerin ardında dolanmak gerekir. Kuyruk olmanın en güzel yanı bu olsa gerek.
2011 de de Bursa böyle olursa çok farklı şeyler olmayacak demektir. Aynı kişiler aynı şeyleri düşündüğünden aynı şeyler olacaktır.
Elbette işlerinde uzmanlar ama her şeye de uzman gözüyle bakılmaz. Solundan sağından da bakılır.
Ne derler eskiler konsensus mu? Ondan işte bir mutabakat sağlanmalı.
Ben yaptım oldu işlerini pek de sevmiyorum.
Biz yapalım olsun.
http://www.bursagenclikdernegi.com/?&Syf=22&Mkl=101327
Benzer yazılar: bulunamadı.
2 yorum
ihsan diyor ki:
00:30 de 08 Ocak 2011 (UTC 2)
bursada çok fazla değişiklik yok gerçekten
ihsan diyor ki:
00:31 de 08 Ocak 2011 (UTC 2)
güzel işler oluyor ama kendisini ve kültürünüde koruyor bursa o anlamda değişiklik yok dedim